18 Ara 2011

Yaşamımıza değenler ya da çarpanlar



Yaşamımız boyunca bir sürü insana çarpar bedenlerimiz. Kadın... Erkek...
Kimisine görür görmez aşık oluruz. Kimisiyle çok yakın arkadaş... Kimisi hayatımızı değiştirir varlığıyla, kimisi zindan eder yine varlığıyla!
Kimisi sadece bedenimize çarparak silinirken hayatımızdan, kimisi ruhumuza da çarpar en ağırından. Bu kimi zaman dost, kimi zaman sevgili, bazen sadece bir arkadaş... Kimliğinin, cinsiyetinin önemi yok. Hayatımıza girerler. Kimimiz tesadüf deriz.. Bazılarımız kader, der. Bir şekilde yaşam devam eder. -Döngü.
*
Bazısı iyi öpüşmeyi öğretir. Kimi sadece platonik takılmanın buruk sevincini...
Bazıları en iyi kız arkadaş duygusunu öğretir ya da en iyi erkek... Kimi sadece selamlaştığın arkadaşlığı.
Kiminden sadece el ele tutuşmak duygusunu öğrenirken kiminden sevişmenin hazzını öğrenirsin.
Bazısı ilk aşkı öğretir.
Kimi düştüğünde sırtını sıvazlayan dostluğu.
Bazılarından güven duygusunu edinirsin bazılarından saflığı, kardeş olmayı, bazılarından aşkı...
Öğrenmek istediklerin gibi hiç merak etmediklerini de öğretir bazıları.
Kimi gelir dostluğu öğretir, bazısından dost kazığı terimini öğrenirsin.
Bazısından sevmeyi öğrenirken, bazısından her şey normal gözükürken bile terk edilmeyi öğrenirsin.
Kimi gelir dünya kaç bucakmış onu öğretir.
Bazısından en iyi terk etme şekillerini öğrenirsin, bazısından arkadaşlığın hazin sonunu.
Bazıları çok kötü çarpar benliğine, ölürsün.
Bazıları sabun köpüğü gibidir, hissetmezsin.
*
İyi ya da kötü.
Mutlu ya da mutsuz.
Huzurlu ya da huzursuz...
Bir şeyler öğretirler, bir şeyler öğreniriz.
Sevgili ya da çok yakın arkadaş.
Dost ya da kardeş.
Vadeleri dolunca öğrettiklerini bırakıp giderler.
Acıların ya da mutlulukların yanındadır. Öğrendiklerin.
Sen de öğretirsin. -Döngü.
Zaten gitmelerinin önemi soyutlaştığın anda yok olur.
Hiçbir insanoğlu yanı başı kalabalık dahi olsa çoğul ölmez.

... Bir şekilde hayatımıza çarpar ve günleri gelince yok olurlar.
Bizler kavramları devam ettiririz. Güvenmeyi ya da güvenmemeyi, sevmeyi ya da terk etmeyi. -Döngü...


18aralık...
Kasımın anısına...

4 Ara 2011

Kadın&Erkek karmaşıklığı

Kadınları anlama kılavuzu var ya hani. Üzerine kitaplar yazılan, dergilere makale olanından.
Gerek yok bizce...
Çok basit yaratıklarız aslında.
Saçımızı değiştirdiğimizde her zaman altındaki anlam 'depresyonda' belirtisi değildir. Bazen sadece uçları kırılmıştır ya da sadece sıkılmıştır kadın. Eğer hiç kimseye ses etmeden (yakın arkadaşlarına bile) gidilen kuaför varsa orada tehlike vardır. Yemek ve temizlik her zaman gerektiği için değil bazen sadece stres atmak için yapılır. Aynı şekilde alışverişte öyle... Bir kadın tek başına alışverişe çıkmaz, yanında fikir verecek kişiler ister. Ya da tek başına da çıksa yakınlarına şuna ihtiyacım var diye önceden yaygarasını yapar. Kimseye bir şey demeden alışveriş yapmışsa kadın ve yanıt olarak 'esti, yaptım. iyi geldi.' Diyorsa, uzaklaşın yanından...
Çoğul yaşar kadınlar. Erkeklerin anlamadıkları budur belki de. Sevinince önce en yakın arkadaşları bilir. Başarılarını birlikte kutlarlar. Üzülünce hep birlikte üzülürler. Aşkları da çoğul yaşarlar. Platonik aşk, içte yaşanandır. Kişi içine atar duygularını, içinde yaşar ya! Kadınlarda durum böyle değildir. Yakın arkadaşlarıyla paylaşır önce kadın aşkını, zamanla yakın olmayanlar da bilir de, bir adam bilmez.
Sevgilisiyle de tekil yaşamaz kadın. Hep bir nasıl gidiyor, sorusu vardır çevresinde. Hediyeyi hep birlikte seçerler, fikir alışverişi denir adına. Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır mantığında mutlu anlarını anlatır kadınlar birbirlerine. E tabi ki üzüntülerini... En büyük yıkımlarda 3 dakika önce vay be enişteye bak mantığındaki yakın arkadaşlar birer panter olmuş 'ya bırak kızım böyle düşünen biriyle işin olmaz.' mantığıyla çöpe atarlar ilişkiyi...
Kadının doğasında vardır bu, paylaşır gerekli gereksiz...

Ama sandığınız gibi karmaşık değilizdir. Kıskanılmayı severiz de aşırıyı sevmeyiz. Kıskanılmak derken ki amacımız; bizle olduğunuzu, bizim olduğunuzu hissettirmenizdir. O kadar. Yoksa yanımızdaki erkekler gerçekten arkadaşımızdır ve hepsi ilgi alanımızın dışındadır. 'Yanındaki kim' demeniz hoşumuza giderken 'yanındaki kim, bir daha görüşme onunla. Çıkma dışarı.' Demeniz bizim için yıkımdır. Güvensizliğin sembolüdür.

Tüm kadınların gönlünü alabileceğiniz en basit kelime ''seni seviyorum'' iken, bir buket çiçek, internet üzerinden paylaşılan bir şarkı, profilinize koyacağınız bir fotoğraf bizi mutlu etmeyi geç o anki tüm kızgınlıkları, attığımız ve atacağımız tripleri unutturur.

Ancak sizlere gelince baylar!
Hiç biriniz biz kadar cesaretli olmadığınızdan  karşımıza geçip bitti diyemezsiniz. Neden sorulduğunda o bir türlü anlayamadığınız kadınlardan betersiniz. Neden sunamadığınız gibi beş yaşındaki çocuktan beter düz mantığınızla bizim anlamamızı beklersiniz. Arkadaş kalalım demek ağzınızı yormaz, korkmayın.
Düz mantıksınız bu yüzden sizden biraz komplike düşünen kadınları karmaşıklıkla yaftalıyorsunuz!
Eskiden yemediğiniz haltlar kalmayan kızlarla bizi bir tutarak, yanımızdaki arkadaşlarımıza kulp buluyor ancak bunu eskiden yediğiniz haltlarla değil çok şey görmüş geçirmişliğinizle bağdaştırıp bize güvenmiyorsunuz.

Bazen değil sıklıkla paylaştığımız şarkılar sadece sizin içindir, paylaşılan fotoğraflar öncelik ya da sonralık düşünülmeden 'o an' konulmak istenildiği için konulur.
Bazen değil sıklıkla 'arkadaşlarımızı' çektiğimiz videolar olabilir. Bunlar sadece 'o an' çekildiği için oradadırlar, alt metinde başka şey yoktur.
Bazen değil sıklıkla 'arkadaşlarımızla' çekildiğimiz fotoğraflar olabilir. Bunlar sadece 'o an' yanımızda olduklarından birlikte poz vermenin getirdikleridir.Alt metin yoktur.
Tıpkı internet üzerinden başka kızların profilinize paylaştığı şarkılar/videolar gibi. Nasıl arkadaş sizin için arkadaşsa, arkadaş bizim için de arkadaştır.

Dip Not: Kadınlar her şeyi paylaşır, Unutmayın ;)