30 Tem 2012

salyangoz satıyoruz!

Ne istiyorsunuz alevilerden? 11 ayın sultanı ramazan ayınızı yaşasanıza. Gün boyu 'oruçlu ağzımla şimdi söyletme beni' diye beylik laflar edip, aklınıza 'güzel' kavramını getirmeyerek ''çık çık' nidaları arasında 'haşa' kelimesine sıkışmış orucunuzu tutsanıza... Peygamber sofrası kurup 'ohh çok yedim' diye kalksanıza iftar sofralarınızdan.. Biz bi şey diyor muyuz size?

 Peki size ne oluyor efendiler. Davul çalmasını istemediği için ev taşlamalar. 'Gitsin onları istemiyoruz' diyen belediye başkanı... 'Sizi Sivastaki gibi yakacağız' çığrışları... Sizin bir Sivas'ınız var. onunla övünün siz...

Eyy Beyaz Tv muhabiri... Davul çalıp, sahura kalkmayla müslüman olunsaydı...
İlk önce davulcular gider cennete!
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak ne demek? Müslüman olmak ne demek?
Malatya'da 500 kişiyi bastıramayan devletim, taksimdeki 50 kişiyi çok güzel püskürtmüşsün. işine geliyor değil mi? Müslümanlık bu demek!
Neden hiçbir yayın organında yok olaylar? Salyangoz satıyoruz çünkü biz! Dini salyangoz yapan tv muhabirimiz var medyanın başında!

Siz bir şey yapmayın efendiler... Sabah orucunuzu tutun aklınıza katletmeyi getirmeyin. Ölümü, sizin gibi düşünmeyen  insanları yakmayı getirmeyin aklınıza günah ya! İftardan sahura kadar düşünün ama. Nasıl yakarım diye, nasıl taşlarım?.. Gidin sevişin, iftardan sahura mubah çünkü her yol! tıka basa yiyin, tok karnınızı ovuştura ovuştura gidin ev taşlayın!

Allah kabul etsin.!!


ps: oruçla yok bir alıp veremediğim, alevi anneannem ramazanda tutar orucunu, sünni babaannemin 3 aylarda tuttuğu gibi... oruca değil öfkem, ramazana hiç değil. oruç tutup ev taşlamayı düşünene sitem!

22 Tem 2012

gün ışığı

sabah oldu. her yer aydınlık. odaya bolca güneş ışığı girmiş. istenmemesine rağmen!
geceden bir parça ağlamışım, farkında değilsin.
yastıkta beş gün önceden oraya bulaşmış rimellerim...
uyuyoruz.
0n dakika önce konuşmuşuz.
bitti...
uyuyoruz.
yastıkta iki dakika önceden kalmış ıslaklık. bir parça ağlamışım.
uyuyoruz.
şimdi bitmemiş olsa da bitecek.
uyuyoruz.
saatin alarmı.
gitme vaktim gelmiş.
sarılıyoruz.
öpüyorum.
öpüyorsun...
sana son kez bakıyorum, odaya, gün ışığına...
baktığımın farkında değilsin.
geldiğimde hiçbir şey aynı olmayacak.
son kez bakıyorum. yüzüne...
yüzünde bana dair çizgilere...
yüzündeki çizgilerimi arıyorum. silik...
öpüyorum.
öpüyorsun.
hoşçakal...
.
.
dışarısı koca bir oksijen yığını.
kayboluyorum...
tren sireni...
yürüyorum..
bitti.
.
.

20 Tem 2012

çizgi

uyurken hep elimi tut
ayakların ayaklarıma değsin
bu sefer önemi yok
nasılsa gideceksin...




16 Tem 2012

bir araya gelmiş harflerden ibaret yaşam




seni seviyorum kaç farklı dilde söylenir, kaç farklı tonlaması vardır? kaç farklı anlamı...
o anlamların içinde kaç farklı ses vardır. yankı...

hep kendini tekrar eden hayatlar...
anlar... huzur aramak için çıkılmış boş, çıkmaz sokaklar...
çıkmaz sokaklarda yankı bulan seni seviyorumlar... duvarlara çarpıp geri dönen sesler.
seslerde hayat bulan aldatma. aldanmış bir yaşam...
aldanmayla aldatılma arasındaki ince çizgi.
kendine tecavüz eden beden...
ağır gelen cümleler...
sevmek fiilinin çekimli hali...
mutlu görünmeye çalışılan hayatlar.
kafiyesiz yaşam...