29 May 2012

tüm eski ve tükenmiş şarkılara...

ben gelene kadar dinle, dediğin tüm şarkılar bitti.
gelmedin.
daha çok şey öğretirim, dediklerin gitti.
birlikte baktığımız posterdeki resimler eskidi. 
ben gelene kadar bekle, dediğin cümle tükendi.
gelmedin.
Özdemir Asaf şiiri gibiydi.
ben beklemedim. sen de zaten gelmedin.

sonra...

mumları yaktım.
sonra tek tek söndürdüm. sonra yine yaktım. yine söndürdüm... sonra yine yaktım..
sonra sigara yaktım. külü düştü yine. bu sefer ben, elimle söndürdüm. kimse boşver demedi. elim de yanmadı zaten.
sonra seninle hiç alakası olmayan bi şarkı açtım.
yastığı arkama koyup yaslandım. kimse kucağıma yatmadı ama ben başını okşadım, kimsenin.
sonra şarkı devam etti.
mumları söndürdüm.
kopardığım bahar dallarını çöpe attım.
sonra ışıkları açtım.
sonra kimse gitti. şarkı bitti. ben unuttum.



19 May 2012

arkadaş

küçükken, ölümüne kavga ettiğin arkadaşın vardır.
bunlardan hayatta yakın arkadaş olmaz demişlerdir zamanında...
inadına inatlaşılan arkadaş...

büyüyünce her durumuna koştuğun. koşamasan da yanında hissettirdiğin arkadaşın.
ya da koşamasa da yanında hissettirdiği.
ilk büyük ayrılığında ağlayarak yanına gittiğin, daha söylemeden ne olduğunu anladığı arkadaş.
ilk yediği kazıkta yine aradığın.
en mutlu anında 'of, dayanamıyorum söylicem sana' dediğinde de zaten anlamış olan!
ya da yanlış bir şey yapma evresinde, seni engelleyen..
ilk büyük ayrılığında seni arayandır aynı zamanda, sormadan anladığın.
ilk büyük korkusunu da sana sorandır aynı zamanda, ne olduğunu hiçbir zaman tam bilemesen de rahatlatmaya çalıştığın.
her zaman özlediğin, ama 'seni özledim' dediğinde gerçekten ihtiyacı olduğunu hissettiğin.
aramadığında kızmadığın, onun da kızmadığı. aramıyorsa mutludur zaten dediğin türden olanından...
14 sene...
kavram olarak dost, onun yanında kardeş!