21 Şub 2012

Gece Avuntusu

Sevgi dilendiğim sokakları çoktan geçmişim.
Yanılıyorsun sevgilim.
Kabullenememe sürecindeyim şimdi.
'Bu adamı mı sevmişim' sorusunu soruyorum duvarlara.
Cevabının olmadığı sorular.
Duvarlar da soğuk zaten.

Korktuğuna değmedi aslında ya da değmeyecekti karşılaşsaydık tekrar.
O sokaklar çıkmazda. Biliyordum zaten, susmalarım o yüzden.

Neyse çok bir önemi yok.
O duvarlar karalı, milyon kere sorulan sorularla dolu...
Hepsi de cevapsız.
Bundan sonrakilerin de cevabı olmayacak.


*


P.S: 'Bir gün, biri çıkar karşına, sevgilicilik oynarsın... Sonra gider.' demişti bir arkadaşım, biten ilişkisini anlatırken..
Ne zaman kullanacağımı hiç merak etmediğim bir cümleydi...

*



hayatım bundan kötü olamaz dediğin an biri çıkar karşına... zaten kötü, ne kadar iyi olabilir ki deyip anı yaşamalı mantığında ilerlersin, iyi hissetmeye başlarsın az, çok... sonra hayatının aslında çok da kötü olmadığını hissedenler daha da boktan yapmak için hiç çekinmezler. sen elindeki tek anlama tutunmaya çalışırken hiçbir zaman 'hayatım bundan kötü olamaz.' dememeyi öğrenirsin! o anlam senin hayatındaki tüm anları da alır, gider.
güven, arkadaşlık, aşk, sevgi ... tüm kavramlar birbirine vermiştir... sen, 'ağzı bozuk aşk mektupları' yazıp silersin...


 giden arkadaşlara ve yıkılan arkadaş kavramına selam çakıp iyi ki  kazık yemişim, değerini sonradan anladığım arkadaşlarım yanımda avuntusunu yüzüne ve tüm benliğine yayarak, ben ne hayat anlamları kaydırdım tesellisini de kalbine ilke yapar, o çıkmaz sokaklarda at koşturursun.
hayatının içine sıçanlara tek tek selam göndererek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder