4 Haz 2012

belki, belki de...

Geldiğinde oda çok karanlıktı. Geldiğin yer çok karanlıktı. Geçmişinle gelip, geçmişi konuşup, geçmişimden koparamadığın için suçlamıştım seni belki de.  Belki de geçmişini konuşabildiğin için kızmıştım sana. Kendime biraz da. Daha karardı ortalık. Mumlar da söndü sonra. İlerlemezdi sanırım geçmişe o kadar bağlı kalsaydık. Gece her şeye gebeydi belki de. Belki de ikimizde sadece susmak istedik.. Işıklara gerek kalmadan gün aydınlandı sonrasında. Gitme vakti geldi. Git dememiştim halbuki. Gitmeni de istememiştim belki. Sevişirken birbirine kenetlenen eller, fark ettim de uyurken de kenetlenebilirmiş birbirine. Gayet masumdu aslında uyku. Masum olmayan günün ışımasıydı belki de. Gittin sonrasında sen. Belki masumca, belki değil. Ama bekle, diyerek. Belki de masum olmayan sözlerdi,  hisler farklıydı belki de. belki de tam tersiydi. Geldiğin yerin karanlığına gittin yine, farklı olan tek şey günün ışımasıydı. Bekle, dedin. belki de hiç dememeliydin.  Belki de sen hiç gelmemeliydin! Ya ben anlam yükledim gelişlere, ya da anlamsızdı belki de tüm gidişler gibi gelişler de.. Önemsizdi belki sorun kavramı, lafta!  Belki de çok dokunaklıydı anlatabilmek sorunu.  Hiçtik.. koca bir boşluk zamanda.. Ama kenetlenebildiyse eller sevişirken ve kenetlenebildiyse yine uyurken, belki de hala orada kalmışlık vardı serde. Belki de saçmaydı her şey. Pek çok şey de olduğu gibi bunda da. Belki de sen vicdan kavramını sorguladın, bendeki baki kalırcasına. Ya da kanatırcasına bendeki seni. Belki de değil, apaçıktı aslında her şey. Sen, çok karanlıktın. Ben, sana göre çok iyiydim. Sana göre, senin tahmininden de çok. Kırılmazdı iyiler. Algı böyleydi belki de. Geçmişinin karanlığına istemedin beni aydınlatmaya. Gittin, sonra tekrar gelirim nidaları arasında. Boş odalarda yankı buldu o nidalar. Belki de benden başka kimse duymadı. İyi kavramına çarptı beni bekle cümleleri. Çarpıp acıttığı beden yine benimkiydi. Ve sen bendeki seni hiç görmediğinden, ve ben hiç gösteremediğimden aramızdaki boşluğu sana, sorun olmasından korkup o boşlukları vicdanınla doldurdun belki de. Sonra ben döndüm arkamı, sen gecenin son karanlığında bana teşekkür ettin. İlk geldiğin gündeki gibi yeni ışımaya başlamıştı aslında gün. Ama sen, geldiğindeki edayla yine fark etmedin. Belki de doğru buydu. Ben hiç bilemedim, sen hiç hissetmedin..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder